|
Yolun Sonuna Geldik Işte Ne Geri Dönüşü Var Yolun Nede Devamı Yaşanan Herşey Buraya Kadarmış Sevgilim Yılların Üstüne Kazanılmış Bir Sevda Ayrılıkla Süslenmiş Bir Aşk Var Ortada Ellerinle Vururken Darbelerini Mutluluga Verebildigim Tek Karşılık Bakışım Sana Bu Ne Yaşamaktır Nede Ölmektir Gülüm Ikisi Arasında Gel Gitler Kaldı Bana Bu Ne Yaman Sancıdır Bu Ne Yamandır Haydi Git Lanet Olasıca Durma Artık Giderken Arkana Bakma Sakın Bari Gidişin Şeref Dolu Olsun Ayrılıgın Şerefsizce Olmasın O Mahsun Bakışın Altında Şeytanlıgını Göremedim Seviyorum Dediginde Yalanı Var Diyemedim Nasılda Inanmışım Sana Ömrümü Harcadım Yoluna Şimdi Senden Ne Kaldı Bana Caneyyyyyyyy Şimdi Şerefsizlikten Başka Bir Daha Ayrılık Yok Dedin Inanmıştım Sözüne Senin Kocaman Bir Yalanmış Sevgin Caneyyyyyyy Şerefsiz Cıktın Sen Sevgilim Caneyy Demiştim Adına Adını Kazmıştım Koluma Kan Içinde Kalmıştı Kolum Degmezmişsin Akan Kanıma Ben Sana Ihanet Etmedim İşledigim Suç Seni Sevdim Ihanetin Bedelini Caneyyyy Bana Ödettin Sen Sevgilim Bir Daha Ayrılık Yok Dedin Inanmıştım Sözüne Senin Koca Bir Yalanmış Sevgin Caneyyy Şerefsiz Cıktın Sen Sevgilim
Oct. 7
|
|
|
Dilek armanwrote:
Selamlar...
Seviyeli arkadasliklarin oldugu Kamerali Sesli Eglence Sohbet sitemize sizide davet ediyoruz...Aramiza katilmak istemezmisiniz... http://www.zirveyolu.com http://www.zirveyolu.net
Sept. 29
|
|
|
suleyman unalwrote:
MEZAR TAŞI
ölürsen sevdigim sana doymadan bir mezar kazdır hiç aglamadan tabutumun rengi olsun isterim kara örnek olsun sevipte kavuşamayanlara gelirsen sevdigim birgün mezar taşıma gülleri solmuş bir mezar ara dök göz yaşlarını mezar taşıma bir seven yatıyor bak tek başına acı söylüyorum bana kızma istersen mektup yazma
Sept. 7
|
|
|
fatih .wrote:
Mevlâna Celâleddin-î Rûmî
Bugün AHMED benim, Ama dünkü Ahmed değil.! Bugün Anka benim, Ama yemle beslenen kuşcağız değil. “Enel hak” kadehiyle bir yudum içen, sızdı tanrılık şarabından; Şişelerle, küplerle içtim ben, yine sızmadım. Ben sultanların aradığı sultan, Ben hacetler kıblesiyim. Gönlün kıblesiyim ben. Ben Cuma mescidi değilim; İnsanlık mescidiyim ben. Ben saf aynayım, sırrım dökülmemiş, paslanmamışım. Ben kin dolu bir gönül değilim, Tur-i Sina’nın gönlüyüm ben. Üzüm sarhoşluğu değil benim sarhoşluğum, Benim sarhoşluğumun sonu yok. Tarhana çorbası içmem ben, Can yemeği yerim; içerim can şerbeti. İşte sararttı seni bir gümüş bedenlinin özlemi, altın haline geldin artık. Sen altına âşıksın, altın benim rengime âşık. Gönlü saf sufiyim ben, Benim tekkem alem; medresem dünya benim. Değilim abalı sufilerden. İster yakarış eri ol sen, meyhane eri istersen; Bundan sanki ne çıkar? Yok Cumartesi imiş, yok Cuma imiş, bence ne farkı var? Gerçeğin tadını alan er, Ne altına aldırış eder, Ne kalender tacına bakar. Ne tasası vardır, ne kini. Ey Tebrizli hak Şemsi, Yüzünü göstermeseydin sen, yoksul çaresiz kalırdı kulun, Ne gönlü olurdu, ne dini...
Aug. 29
|
|
|
sami damarwrote:
Apaçık kitaba yemin olsun ki, Biz Kur'an-ı mübarek bir gecede indirdik. Biz, gerçekten uyarıcıyız. O mübarek gecede, her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir...'(Duhan, 44/1-4)
Ayette geçen, 'mübarek gece'den maksat; Berat gecesidir. Kur'ânın bu gecede, Yedinci semadan dünya semasına indirildi. Kadir gecesinde ise ilk kez Peygamber Efendimize indirilmeye başlandı. Bu gecenin, dört adı vardır. "Mübarek gece", "Berae gecesi" "Sakk gecesi", "Rahmet gecesi". Ve denildi ki bununla Kadir Gecesi arasında kırk gün vardır. Berae ve Sakk gecesi denilmesi hakkında da denilmiştir ki, haraç tamamen alındığı zaman beraetlerini (temize çıkmalarını) dile getiren bir sened yazıldığı gibi, Allah Teâlâ da bu gece mümin kullarına beraet yazar. Ve denilmiştir ki bu gecede beş özellik vardır: Bu gecenin beş özelliği vardır: 1) Bu gecede önemli işlerin seçimi ve ayırımı yapılır. 2) Bu geceyi ibadetle geçirenlere yardımcı olması amacıyla Allah tarafından melekler gönderilir. 3) Bu gece bağışlanma ve af gecesidir. 4) Bu gecede yapılan ibadetlerin fazileti çok büyüktür. 5) Bu gecede Peygamberimize şefaat yetkisinin tamamı verilmiştir. Bu yetkinin üçte biri Şaban'ın onüçüncü günü, üçte biri Şaban'ın ondördüncü günü, geri kalan üçte biri de Şaban'ın onbeşinci günü verilmiştir. Hazreti Âişe (ranha) bu gecenin fazileti hakkında şunları anlatıyor: Günün birinde Hazreti Peygamber yanıma girdi. Elbisesini çıkardı. Aradan zaman geçmeden tekrar giyindi. Bunun üzerine beni şüphe, kıskançlık sardı. Ortaklarımdan birinin yanına gidecek sandım ve peşini takip ettim. Medine’nin kabristanı olan Bakîu’l-Garkad’da kendisine eriştim. Mü’minlere ve şehidlere istiğfar ve dua ediyordu. Kendi kendime: ‘Anam babam sana feda olsun! Sen Rabb’ının rızası uğrunda, ben ise dünya peşindeyim!’ diyerek döndüm. Soluk soluğa eve girdim. Arkamdan da Resülüllah (sav) girdi. -Neden böyle hızlı nefes alıyorsun?’ dedi. Ben, -Anam babam uğruna feda olsun. Yanıma gelip elbisenizi çıkardıktan sonra tekrar giyindiniz, beni kıskançlık tuttu. Ortaklarımdan birinin yanına gideceğinizi zannettim. Nihayet sizi kabristana giderken gördüm,dedim. Resul–ü Ekrem, -Resülüllah sana haksızlık edecek diye mi korkuyorsun?’ dedi. Ardından Cibril geldi ve şöyle dedi: -Bu gece Şa’bân’ın on beşinci gecesidir. Cenabı Hak bu gecede Benî Kelb kabilesi koyunlarının sayısı kadar kimseyi cehennemden âzâd eder. Fakat bu gece Allah; müşriklerin, kincilerin, akrabalarıyla münasebeti kesenlerin, hayat ve ihtişamlarına mağrur olanların, ana ve babalarına isyan edenlerin, içki düşkünlerinin yüzlerine bakmaz. Resul–ü Ekrem, elbisesini çıkardı. -Bu gece ibadet etmeme müsaade eder misiniz? buyurdu. -Evet, sana anam babam feda olsun, dedim. Peygamber namaza kalktı. Secdeye kapanıp uzun müddet kaldı. Endişelendim, elimle yokladım. Elim, ayağının altına dokununca kımıldadı. Ben de sevindim. Secdede şöyle niyaz ettiğini işittim: ‘Allah’ım! azabından afvına, gazabından rızana sığınıyorum. Sen’den yine Sana iltica ediyorum. Şânın yücedir. Sana yaptığım senayı Senin kendine yaptığın senaya denk bulmuyorum. Sana lâyık bir surette hamd etmekten âcizim.’ Sabah olunca bunları Resul–ü Ekrem’e söyledim. O da, - Yâ Âişe, bunları öğrendin mi? dedi. -Evet yâ Resülüllah, dedim. Resuli Ekrem; -Bunları hem öğren hem de başkalarına öğret. Zira bunları bana Cibril öğretti ve secdede bunları okumamı ta’lîm buyurdu.’ dedi.” Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor: "Her kim bu gece yüz rekat namaz kılarsa yüce Allah ona yüz melek gönderir. Otuzu ona cenneti müjdeler, otuzu ona cehennem azabından teminat verir. Otuzu da ondan dünya afetlerini savarlar, O'nu da ondan şeytanın tuzaklarını hilelerini savarlar." "Yüce Allah bu gece ümmetine öyle rahmet eder ki Kelb kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca." "Yüce Allah bu gece bütün müslümanlara mağfiret buyurur ancak kâhin, sihirbaz, yahut çok kin güden veya içkiye düşkün olan, yahut ana-babasını inciten, veya zinaya ısrarla devam eden müstesna." 'Şaban ayının 15. gecesini ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü yüce Allah, bu gece dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve; 'tevbe eden yok mu! Onu affedeyim. Rızık isteyen yok mu, ona rızık vereyim, hastalığından şifa isteyen yok mu ona şifa vereyim. Yok mu şunu isteyen yok mu bunu isteyen' der. Bu durum, sabaha kadar devam eder' 'Ameller, bu ayda âlemlerin Rabb'ı yüce Allah'a arz edilir. Ben de amellerimin oruçlu iken Allah'a arzedilmesini isterim' DİLİNDEN DUA GÖZLERİNDEN IŞIK KALBİNDEN ALLAH SEVGİ’Sİ EKSİK OLMASIN BERâT KANDİLİN MÜBAREK OLSUN’’’ HAYIRLI KANDİLLER
Aug. 5
|